Sayfalar

20 Haziran 2015 Cumartesi

Namık Kemal - Gazel şiirinin tahlili

Namık Kemâl: Gazel’de Muhtevanın Değişmesi: Gazel

1.    Tâ ebed merd olmaya ahd eyledim şânımla ben
Hüccet-i nâmusumu imzaladım kanımla ben

2.    İzz-dâreyni fedâdır maksadım İslâm için
Halkı temin eylerim dinimle imânımla ben

3.    Her günâha bin azâb-ı manevi çekmekteyim
Dûzahı dünyâda gördüm kendi vicdânımla ben

4.    Fi'lime ukbâda Mevlâ'dan mükâfat istemem
Kâniim emniyet -i vicdân ü irfânımla ben

5.    Milletin mümkün müdür inkâr hakk-ı ni'metin
Kelbten alçak mıyım insanlık ünvanımla ben

Encümen-i Şuâra tecrübesini yaşadıktan sonra ‘hayata ve hakikate' uyan bir şiir kurmaya çalışan Namık Kemâl’in bu gazeli, türün öteki örneklerinden muhteva açısından aynlır. Bilindiği gibi gazel türü Divan edebiyatının en gözde en şuh formudur. Aşk, kadın, şarap gibi konularda yazılır diye klâsik tanımının dışında özellikle son yüzyılda muhtevasının giderek daha fazla hayata ve hakikate açıldığı gözlemlenir. Gazi Giray’ın;


Râyete meylederiz kâmet-i dil-cû yerine 
Tuğa dil bağlamışız kâkül-i hoş-bû yerine

Diye başlayan gazelinin yanında Ziya Paşa’nın;

Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm 
Dolaştım mülk-i İslâmî bütün virâneler gördüm

Matla’lı gazeli gibi örneklerde görüldüğü üzere gazel formu artık divan şiirinin tarifinden çıkmış yeni çağın söylemine uyum göstermiş bir tür olarak edebiyat arenasında tekrar yerini almıştır. Artık bundan sonra ‘nev-edâ gazel’, ‘nev-zemin gazel ‘serbest gazel ’ gibi evrelerden geçecektir.

Bu gazelinde Namık Kemâl bildik kahraman üslubuyla konuşmaktadır. Kendisini kutsal bir davaya adamış bir fedainin mensubu olduğu teşkilatın and metnine pek benzeyen bu şiir için Namık Kemâl’in hayat haritası denilebilir.

Şair, ebediyyen merd olmağa şanıyla, şerefiyle yemin etmektedir. Bu konuda verdiği sözün, namusunun belgesini kanıyla imzaladığını söylemektedir. Bu güttüğü dava için kanını seve seve akıtacağının bir ikrârıdır. Şair her ne kadar Genç OsmanlIlar adlı gizli teşkilâta katılırken İtalyan Carbonari (Kömürcüler) örgütünden esinlenerek bayrak, silâh ve Kurân üzerine yemin ettiyse de buradaki söylem biraz daha farklıdır.

İkinci beyitte şair maksadını açıklamaktadır. Buna göre o, İslâm yolunda dünya ve ahiret saadetini feda etmektedir. Bunun için dini ve imanıyla halkı temin etmektedir. Namık Kemâl’e gelinceye kadar bu tür bir meydan okunan şiirler ancak halk şiirinde çoğu Celâli isyanlarıyla birlikte adı anılan şairlerde görülürdü. Onların problemi devletle idi. Halbuki Namık Kemâl bütün bir programın adamı gibi konuşmaktadır. Bu en önde giden bir önderin kalabalıkları tatmin eden ifadesidir.

Bir sonraki beyitte kendi ruh halinden, olgunlaşmış ve törpülenmiş karakterinden söz etmektedir. Şair, her günaha bin manevi azap çekmektedir ve cehennemi çektiği acılar sayesinde dünyada kendi vicdanında görmüştür. Bu bir serdengeçtinin ifadeleridir. Bilindiği gibi fütuhat anlayışı çerçevesinde Osmanlı ruhunda kendilerini bu yüce amaca hizmet etmek için adayan nice muharip birlikler zuhur etmişti. Askerî birliklerden, tekke erbabına kadar birçok lonca bu kutlu hedef için gönüllü bir hizmet geleneği başlatmıştı. Osmanlının fetih ruhu bilinen sebeplerden yavaş yavaş dumura uğradıkça bu hizmet birlikleri de ortadan kayboldu. Namık Kemâl âdetâ böyle bir fütuhat ve canlanma hareketini başlatan lonca lideri gibi hitap etmektedir. Davası için kendini feda eden adamın sesidir bu.

Şair dördüncü beyitte, bu tür hizmetleri görenlerin vakarıyla, yaptığı işlerden dolayı (İslâm’a hizmetinden ötürü) öteki dünyada Allah’tan bir mükâfat istememektedir. Kendi irfanı ve vicdanından emin olarak kanaat içindedir. Bir sonraki beyitte anlamı tamamlar. Buna göre nimetin hakkını (yani Tanrı’mn verdiklerini) inkâr etmek mümkün değildir. İnsan olan bunu yapmaz, yoksa insanlık unvanıyla köpekten daha alçak olur.

Köpek (kelb) Namık kemal’in şiirinde insanla alçaklığın, bayağılığın bir mukayese noktası olarak kendisini gösterir. Şaire göre insanın karakter ve davranış bakımından kıyaslanması gereken karşıtı köpektir. Hürriyet Kasidesi’nde;

Mûini zâlimin dünyâda erbâb-ı denâ'ettir
Köpekdir zevk alan sayyâd-ı bî-insâfa hizmetten

derken; bu şiirde de,

Milletin mümkün müdür inkâr hakk-ı ni'metin
Kelbten alçak mıyım insanlık ünvammla ben

diyecektir. İnsanın köpekleşmesini en alçak davranış biçimi olarak belirleyen bir dava adamının bunun haricinde davranmasını beklemek doğru olmaz. İşte Namık Kemal bu yeni insanı önce kendi bünyesinde inşa eden şairdir.

Bu beş beyitlik gazel hem formun değişip gelişmesi hem de Namık Kemâl’in şiir anlayışının aynası olarak tebarüz etmektedir. İdealini ve sanatını hayatının önüne koyan bir şairin dizelerindeki samimiyetlerdir bunlar.

2 yorum:

Yorumunuz için teşekkürler!